Kayıtlar

Kum Saati birinci yılı

Resim
Merhaba Kum Saati okuyucuları . Tam bir yıl önce bugün kum saati blogda ilk yazımı (asıl) yayınlamıştım . Tam bir yıl geçti. Her ne kadar yeterince içerik paylaşamamış da olsam bu blog sayfasının bana birçok şey kazandırdığına inanıyorum. Kişi hayatının bazı dönemlerinde zaman zaman kendine yabancılaşabiliyor , gün geçtikçe kimi değerlerin üstü tozlanabiliyor. Günün sonunda kendimizi tanıyamaz hale geliyoruz ve artık çoğu şey eskisi gibi tat vermemeye başlıyor; yaşama dair sevincimiz, heyecanımız günbegün bitip tükenmiş ve ortada bir belirsizlik, bilinmezlik meydana gelmiş oluyor. İnsan hayatının her bir merhalesinde biriktirdiği anıları taşır ve bu anılar kişiliğimizi oluşturan öz değerlerimizin birer parçasıdır, bir bütünün Yapı taşlarıdır. Bu bütünün sarsılmaması için her bir parça önemini yitirmeden bir sonraki basamağa taşınır. Kendine yabancılaşmak dediğim tam da bu... Değerlerinden seni mutlu edebilme potansiyeline sahip olan şeylerden uzaklaşmak , kendinden uzaklaşmak....

KİTAPLARA İHTİYACIMIZ VAR

Resim
Kitaplarla ilgili şunları söylemek istiyorum; insanların kendi değer olgularını, tercih ve yönelim çeşitliliğini geliştirme de kitaplar büyük rol oynuyor. Bunu yanında zaman herkeste neredeyse aynı etkiyi oluşturur. Yaşlanıyor, yılları atlatıyor insan, bu süreçte tecrübeler biriktiriyor bir sürü deneyim. Peki, bu tecrübeler neden herkeste aynı etkiyi oluşturmuyor? Bunun sebebi olayları yorumlayış sistemimizin birbirinden farklı kaynaklardan besleniyor olması olabilir. Peki, kitap bunun için yeterli mi yoksa kitabı sevebilmek ve sonrasında değerlerimizle filtreleyebilmek için dahasına mı ihtiyacımız var? Bilmiyorum ama nitelikli kitaplar her zaman gerekli.  Şunu da eklemek istiyorum kendimce; " Kitaplar birtakım fikirlerin mahsulleridirler, ayrıca fikirler yeşermeleri için kitaplara muhtaçtır."

ANILARINIZA SAHİP ÇIKIN

Resim
Kimi zaman bir yere gittiğimde çevreyi gezenlerin davranışları dikkatimi çekiyor. Sonra kendi kendime şunları düşünüyorum; Gezdiğim yerlere ne gözüyle bakıyorum tarih, doğa… İşin içine duygumu ve düşüncelerimi katabiliyor muyum yoksa sadece gezmiş olmak için mi, burayı da gezdim demek için mi (vesaire) buradayım. Kendinize şunu sorun; peki ya benim burada görmek istediklerim, beklentilerim neler? Zihinsel merceklerinizi nelere odakladınız? Tutumlarınızı geliştirin ve çevrenizdeki güzelliklerin farkına varın, frank Lloyd Wright’in dediği gibi, "güzellikleri görmezden gelirseniz, bir süre sonra onları hiç görmez hale gelirsiniz.".    Eminim bunun faydası olacaktır.  Gezerken sizi aşırı felsefi düşüncelere itmek istemiyorum sadece söylemek istediğim insanın kendinin farkına varması ve neler yapabileceğini görmesi. Bir robot gibi yaşamayı devam ettirmek mümkün mü? Dikdörtgen kutulara tüm o duyguları sığdırabilecek miyiz? Bu fikir doğrultusunda bir yere ilk defa ge...

GÖKYÜZÜ

Resim
Artık şimdilerde -maalesef- gökyüzüne yeterince bakan kalmadı. Günümüzde sokaklar, caddeler bir sürü ıvır zıvır pankart, reklam panoları, bilbordlarla dolup taştı. Bunca bilgi karmaşası neyin doğru olduğundan emin olamaz hale getirdi insanları. Kendimizi bir oyun dünyasında vesaire hisseder olduk artık. Ama bu oyunda oyuncu biz değiliz de yönlendirilmeyi bekleyen bir dizi kod gibi… İşlerin böyle yürümeyeceğini anlayacak bir şeyler yapmalı. En azından buna sahte dünyanın yansımalarından gözlerimizi başka bir yere çevirerek başlayabiliriz. Rahat olun öyle bir yer biliyorum; gökyüzü… Baktığımızda bizi sakinleştirecek tüm bu karmaşadan uzaklaştıracak bir yer… Ve ayrıca insanlar ıvır zıvır şeylerle henüz yeterince gökyüzünü dolduramadılar, en azından birçoğunu…  Katıldığım bir eğitimde şunları öğrenmiştim; bir dakika boyunca yere ve daha sonra bir dakika boyunca yukarı bakmıştık. Yere baktığımızda neredeyse hepimiz pişmanlıklar, yapamadıklarımız, bizi üzen şeyler düşünmüştük. Aşa...

GALATA #EK 1

Resim
Merhaba Kum Saati okuyucuları bugün sizlere Galata rotamıza ek iki güzel noktadan bahsedeceğim. İlk olarak ilgisi olmayanların dahi eğlenceli vakit geçireceği bir Müzeden başlayalım. İLLÜZYON MÜZESİ; Bu müze İstiklal Caddesinin Galata Kulesi yönünde bulunuyor, Şişhane Metro çıkışına çok yakın. Narmanlı Han’ın içerisinde yer alan Müzenin bulunduğu bina ayrıca vakit geçirilebileceğiniz bir içeriğe sahip (dükkanlar vb.). Hafta sonları çok yoğun oluyor bunun için mümkünse hafta içi gitmenizi tavsiye ediyorum. Çünkü içeri gezerken sergilenen her bir nokta sizde fotoğraf çekme isteği uyandırıyor, zaten sergi içerisinde nerede nasıl fotoğraf çekeceğinizi gösteren detaylı yönlendirmeler bulunuyor ve görevlilerde bu konuda size yardımcı oluyorlar. Ayrıca her bir illüzyon numarasını deneyimlemek isteyeceğiniz için de rahat bir sergi ortamı daha iyi olacaktır, hafta içi istenilen sakinlik mevcut.  Müze içerisinde gerçekten büyük bir ilgi uyandıran 4-5 bölüm var, ger...

KİTAP #1

Resim
Güzeldi. Bir kitap bitirdiğinizde uzun uzun düşünüp sonunda "güzeldi, çok güzeldi" diyebiliyor ve bu güzelliği kelimelere bürüyerek yeterince tanımlayamayacağınızı hissedip uzunca bir sessizlikten sonra sadece güzeldi demekle yetinebileceğinizi düşünüyorsanız bu kitap sizi kendine inandırmış demektir. Çünkü bazen zihnimizde kelimelere bürünemeyen ya da kelime elbisesini giydirdiğimizde tam anlamıyla yeterli olamayacağını düşündüğümüz birtakım fikirler, anlatılar, harikulade şeyler oradan oraya uçuşup durur. Bu gibi içimizi canlandıran şeylerin kaynağı biraz daha ötelerden geldiği açıktır. Onun için yaşadığımız an içinde birtakım güzel şeyler olup biterken biz bunları lisanla tafsil etmekten kaçınırız, çünkü o şekilde kalması sonsuz ifadelerle anlatımın bir yansımasıdır, asla bozulmayacak bir hal almıştır artık. O hissi anımsatacak şeyler sizden uzaklaşsa da, günün sonunda bitse de, yine de onu bir defa yaşamaya değer; çünkü sağlam bir köşede saklanır o yaşanılanlar ve he...

NEDEN KUM SAATİ

Resim
Merhaba KUM SAATİ okuyucuları bugün sizlere Blog sayfam için neden “KUM SAATİ” ismini kullandığımdan bahsedeceğim. Bu ismi kullanmamda tek bir neden yok aslında, birden fazla sebep beni bu ismi kullanmaya itti. İlk olarak herkesin de aklına gelebilecek olan “zamanın akıp gittiği, git gide azalıp sonunda belirlenmiş bir süreç aralığının dahi bitebileceği olgusu gözle görülebilir bir şekil alıyor.” Bu değerlerin daha net anlaşılması adına zamanın somut bir hale bürünmüş bir şekli olan kum saati; bu gibi düşüncelerle fikir oluşumunda ilk basamağı atmamda yardımcı oldu.  Diğer bir olgu da kum saatinin şekliyle ilgili… İki hazne altlı üstlü; bir yanda akıp giden zaman, diğer yanda biriken kum taneleri… Bu süreç bende farklı düşünceler uyandırıyor. Bana öyle geliyor ki zaman akıp yok olup gitmiyor, bizim kaybettiğimiz her bir kum tanesi bir yerlerde başka şeylere dönüşüyor, örneğin TECRÜBE. Fakat bu tek bir zaman olgusunun olmadığını da gösterir, yani zamanı harcarke...